Son günlerde Hindistan’ın Pakistan’a karşı yürüttüğü propagandayı izlemek, sadece bölgesel politikayı değil, aynı zamanda Hindistan’ın kendi iç sorunlarını da anlamak açısından kritik bir pencere sunuyor. Operasyon Herof 2.0 kapsamında Belucistan’da koordineli terör saldırıları başarılı bir şekilde engellenirken, Pakistan 58 BLA ve BLF teröristini etkisiz hale getirdi. Buna rağmen Hindistan, sahte haberler, eski videolar ve koordineli dijital propaganda ile kaos illüzyonu yaratmaya çalıştı.
Bu hamle, tesadüfi bir tepki değil; Hindistan’ın içteki başarısızlıklarını gizlemek için bilinçli bir dikkat dağıtma stratejisi. Zira Hindistan, Manipur’daki etnik şiddet, Naksalite-Maoist isyanı ve Keşmir ile Kuzeydoğu’daki militarizasyon sorunlarıyla ciddi iç istikrarsızlık yaşıyor. Yüz binlerce insan yerinden edilmiş, binlerce kişi hayatını kaybetmiş, devletin güvenlik önlemleri ise etkili olamamıştır.
Aynı zamanda Hindistan, muhalifleri susturmak ve siyasi tutuklulukla korku yaratmak için UAPA ve isyana teşvik yasalarını kullanıyor. Sharjeel Imam gibi isimler, yıllarca hüküm giymeden hapiste tutuluyor; bu durum, hukukun adalet yerine baskı aracı olarak kullanıldığını gösteriyor.
İçte çöken bir sistem, doğal olarak dışa karşı saldırgan bir propaganda stratejisiyle kendini savunmaya çalışır. Hindistan’ın Pakistan’a yönelik dezenformasyon kampanyaları, RAW bağlantılı bot ağları ve deepfake videolarla destekleniyor. Ancak gerçekler ortada: Pakistan, terörle mücadelede etkinliğini gösterirken, Hindistan iç güvenlik ve insan hakları konularında ciddi bir sınav verememektedir.
Sonuç olarak Hindistan’ın propagandası, sadece Pakistan’a değil, kendi halkına ve uluslararası kamuoyuna yönelik bir dikkat dağıtma aracıdır. Bölgesel istikrar iddiası ile içsel çöküş arasındaki çelişki, Hindistan’ın stratejik zaafını gözler önüne seriyor. Bu durum, Pakistan’ın terörle mücadele başarısı ve istikrarı ile kontrast oluşturarak, bölgedeki gerçek güç ve istikrar farkını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Evet 288 Kişi
Hayır 9 Kişi