Hiç Amerikan kovboy filmi seyrettiniz mi?
Öneririm.
Özellikle, depresyon ilacınızı içmeden, mantığın bir kenara itildiği depresyonik psikoz beyinle seyrettiğinizde antidepresan etki yapacak kadar çok eğlenceli.
Depresyon ilaçları kullanıyorsanız, depresyon ilaçları etkisini gösterip mantık az biraz öne geçince de sorgulamaya başlıyorsunuz. Aldığınız seyir zevki (sonuna kadar seyredebilirseniz) en alt limite iniyor.


Mantıktan fazla uzaklaşmak istemiyorsanız, depresyon ilacınıza yeni başladığınız, etkisini tam olarak göstermediği zaman diliminde seyrederseniz; hem en azından seyredecek kadar mantığı hem de seyrederken fark ettiğinizde sorgulamaya başlayacağınız mantıksızlıklar arasındaki hassas dengeyi sağlamış olursunuz diye düşünüyorum.
Antidepresanın olumlu etkisine odaklanmaya çalıştığınızda ise sorgulama boyutunda bir aşamaya geçince ister istemez bu mantıksızlıklar ile ABD siyaseti arasında bağ kurmaya bile başlıyorsunuz.
Nereden mi biliyorum?
Ben öyle yaptım da oradan!
En son anlattığım psikolojik mantıkla, seyrederken klasik davranış gereği yiyeceğimiz mısırları sizin alıp getirmeniz şartıyla beraber seyrettiğimizi düşünelim.


Evet, herkes hazırsa TV’yi açıp başlıyoruz!
Kovboy, atının üzerinde, kasabayı emanet vermiş de emaneti geri almaya gelmiş pozunda, ağzında bir ot parçası veya hiç sönmeyen, dumanı az tüten sigarası ve yavaş tırıs adımlarla… 
Sağında solunda ona bakan birçok meraklı göz ve o meraklı gözlerin sahiplerine “iplemez” sert bakış fırlatmayla tamamlanan değişik bir selamlaşma tarzıyla kasabaya giriyor.


Siz hiç bir kasabaya girip de kavga çıkarmayan kovboy gördünüz mü? Hele hele beli cephaneyle süslenmiş, sağ-sol bacağında emniyeti açık, insana karşı atışa hazır altı atar emanet taşıyorsa?
Zaten, yazısız kovboy kanunlarına göre, insan öldürme hakkının kazanılması için kovboyun kovboy olması yeterlidir!

İlk geleceği yer kasabanın barıdır.
Barın önüne gelir, atından iner. Barın önündeki sırığa atın yularını bir defa dolar.
Buna çok takılıyorum, burada bir duralım:
Biz köydeki eşeği kaçmasın diye gemici düğümüyle bağlarız ya da ipe bağlı kazığı toprağa çakarız. Öyleyken yerinde bulamadığımız, dağ taş eşek aradığımız olur. Bunların atı, kafasını şöyle çeviriverse kurtulacağı hâlde nallarından çakılmış gibi yerinde duruyor.
Bizim eşeklerin kaçıp bir günlüğüne de olsa bizi köyün Evliya Çelebisi yapması bizim eşeklerin eşekliğinden, kovboyun atının kaçmaması ise çevresinde onun aklına uyacak bizim eşeklerden birinin olmamasından olsa gerek!
Büyüyünce rejisör olur da kovboy filmi çevirirsem şu sahneyi mutlaka kullanacağım.
Bakın şimdi sahne şu:
3, 2, 1, kamera!
Kovboy, atını yazdığım gibi bağlayıp bara girer, içeride on kişiyle kavgaya tutuşur. Adamları bir güzel pataklar. Atına binip kaçıp kurtulma umuduyla kendini bir şekilde dışarı atar.
Aaa, at yok!
Nedenini bilmiyorum ama aklıma gelen en akla yatkın olasılık;
Bir yolunu bulup ABD’ye iltica edip o kasabada yerleşim izni alan, gemici düğümüyle kazığın bile yerinde tutamadığı bizim eşeklerden birine rastlayıp onun aklına uymuş olması olabilir.
Neyse, filmi seyretmeye devam edelim:
“Aradığınız bela hiçbir masraf ve zahmetten kaçınmadan ayağınıza kadar geldi, var mı bela arayan?” dercesine barın kapısına bir omuz… Ayak sesleri gıcırt gıcırt duyulunca kamera kadrajı kovboyun çizmelerine odaklanır; topuklarının her birinde yıldız.
(Bu yıldız niye takılır, merak etsem de araştırmadım; araştırmayacağım da.)

Her kovboy filminin belalı kadrosunda yer alan bela tayfası, yabancı bir kovboy gelse de kavga etsek niyetiyle sürekli barın kapısına bakar vaziyette, barda hazır bekler.
Oturur oturmaz en ağır içkinin küçük kadehin çeyreğini doldurulan birinci kadehini bitirir bitirmez, ikincisini içmeye nail olamadan, genelde de emanetlerin kullanıldığı kavga başlar.

Bu sahnede benim kafama takılan;
Kavga çıkaran kovboyların yaptığı değil de; her ortamda her an kavga çıkarmaya hazır olan bar işletmecisinin,  en ufak kavgada içinde ne var ne yoksa yere inecek o barı neden açar, ona takılırım.
Öyle ya, kırılan dökülenin masrafını kimden isteyecek?
Kavga edenlerden ölen olursa adam kendi cenaze masrafını ödeyecek durumda değil. Cesaret edip sağ kalandan istese, bar sahibinin kendisine ayrıca bar masrafı haricinde bir de kendi cenaze masrafı çıkacak.
Akıllı bir yatırım gibi gelmiyor bana. Sizi bilmem ama en azından ben bar açmayacağım.
Darılma gücenme olmasın, ta baştan söyleyeyim; siz açarsanız eğer beni beklemeyin. Davet etseniz de gelmem. Zaten atım da yok, yani istesem de gelemem!

Bir de bunların kovboy genlerinden gelen, demir parayı havaya atıp ona ateş ederek ortadan delmek, vuramayınca yerçekimine muhalefet edemeyen paranın değerini düşürmek gibi garip huyları da var.

Devlet temsiliyeti olan paraya saygısızlık bir tarafa, niye kâğıt değil de demir paraya kısmına takılırım ama bunlar paradan çok insan vücuduna odaklı oldukları için genelde de insana ateş ederler.
İnsanın insana ateş etme eyleminin sonucu belli olsa da filmlerde en çok kadrajı meşgul eden heyecanlı bölüm ise düello aşamasıdır. Film de yazı da çok uzayacak. “Nereye gidiyorsun, daha düello yaptıracaktık” demeyin! Gelecek yazıya da kalsın diyerek burada bir film arası verelim.

Gelecek sefer daha tazelerini getirmeniz şartıyla kalan mısırları götürmeniz, yolda giderken birbirinizle kovboyculuk oynamamanız şartıyla bana müsaade diyor, filmin geri kalan bölümünü yalnız seyretmek istemediğimi belirtiyorum.
En azından film arası sonuna kadar kendinize iyi bakmanızı diliyor; sağlık, huzur ve saygılarımı sunuyorum!

Önemli not: Unutmayın, konuyla ilgili ikinci yazımda daha düello yaptıracağız; Red Kit'i de çağıracağız!

 

#Hasan BARIN

Tarihçi, Araştırmacı Gazeteci

 

#TSvFB #FBvTS #Asensio #Kerem #MigrosDepoİşçileriKazandı #LiderimizSayınDevletBahçeli #Somali


Kovboyun Atı Kaçmadı Ama Mantık Çoktan Gitmişti!

......

HASAN BARIN

14.02.2026 13:17:00

Traktör Şazi'nin maçları TRT'de yayınlansın mı?


Evet 291 Kişi
% 96,67
Hayır 10 Kişi
% 3,32

Fenerbahçe ve SMS Grup İnşaat Forma Sponsorluğu Anlaşması İmzaladı:

Sorun Giderildi; Fenerbahçe dev transferi resmen açıkladı! En Nesyri gitti, Kante geldi

FENERBAHÇE YIKILMAZ ÖĞRENEMEDİN Mİ KRUNİC?

Rza Zunuzi - "Etnik hakaretler devam ederse, takımın oynamasına izin vermeyeceğiz"

Fenerbahçe Arsavev, 10'da 10'la Zirveye Göz Kırptı.

Arda Turanlı Shakhtar zirveye koşuyor: Dinamo Kiev’i 3-1 yendi

Fenerbahçeli basketbolcu sözleşmesini tek taraflı feshetti: Kulüp yasal süreci başlattı

Sadettin Saran Üç Yıldıza “Güle Güle” Demeye Hazırlanıyor

A Milliler sahneye çıkıyor: 2026 Dünya Kupası yolunda kritik üç sınavın tarih ve saatleri açıklandı

Türkiye, İsrail’i 10-3 mağlup ederek Avrupa Şampiyonu oldu

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 22 17 1 4 40 55
2.FENERBAHÇE A.Ş. 22 15 0 7 31 52
3.TRABZONSPOR A.Ş. 22 13 3 6 17 45
4.GÖZTEPE A.Ş. 21 11 3 7 15 40
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 21 10 4 7 10 37
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 21 9 6 6 14 33
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 22 7 6 9 -2 30
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 21 7 7 7 -6 28
9.KOCAELİSPOR 21 7 8 6 -4 27
10.CORENDON ALANYASPOR 22 5 6 11 -1 26
11.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 22 6 11 5 -5 23
12.HESAP.COM ANTALYASPOR 22 6 11 5 -13 23
13.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 22 4 9 9 -9 21
14.TÜMOSAN KONYASPOR 22 4 10 8 -10 20
15.İKAS EYÜPSPOR 22 4 12 6 -17 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 21 3 11 7 -13 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 21 2 10 9 -26 15
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 21 3 15 3 -21 12

YAZARLAR